7 Ocak 2012 Cumartesi

11. MEKTUP ; KAYIPLAR




Bazan gözlerimi kapattıyorum; hiç birşeyim yok...bazan birkaç dakikalığına olanın hiç anlamı yok...yine de nefes alıyor insan...Nefes almak öyle iyi ki ve kafi...

kaybolmamak için beni uyanık tutuyor...gerçi ben kaybolmamak için çabalıyorum da bana kalırsa herkes bir yerlerde kayıp gibi... çok çalışkan arkadaşlarım var mesela, ihtiyaçlarında kaybolmuşlar; niye çalıştıklarını unutmuşlar...
estetik kaygısında kendini kaybetmiş dostlarım var; estetiğin basit bir simetri olduğunu düşünürken simetrinin göreceliğinde kaybolmuşlar...
miskin insanlar tanıyorum; yaşayası yok...sanki uzaydan dünyaya düşmüş bir göktaşı gibi düştüğü yerde kaybolmuş; yolunu bulmaya mecali yok... 
geçmişinde kaybolmuş, fikren kaybolmuş, korkularında kaybolmuş, hırslarında kaybolmuş bir güruh insanlık... müzikte kaybolmuşlar var bir dolu... bir fotoğraf karesinde, pastoral bir manzaranın içinde, bir televizyon ekranında kaybolmuşlar...

aslında mesele kaybolmak değil de; doğru yerde kaybolmak sanki...

sabaha karşı fenerde mesela...bu fotoğrafı çektim...öyle güzeldi ki... bugün yağmur yağacak...

garip olan; kendini bulmaktansa kayıp ötekini araması insanın hep...

internet bana felaket sonrası savaş meydanı gibi geliyor bazan... büyük bir toz bulutu altında herkesin birini, birşeyi aramak için çaresizce oradan oraya koşuşturduğu, kaybolmuşların hiperreal networkü...

kardeşim olsun isterdim... böyle kaybolduğumda biraz ışık tutup yolu bulmama destek olacak biri, en eski beni bilen biri, içeriden biri... 
kardeşi olanlar biraz daha mı tutunabiliyor hayata ve hayatta?
Bilmem...

insan hakkında ne bilebilir ki insan?



sevgiler 
jane



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder