O günlerden birinde rüyamda kör olduğumu gördüm;
ama görüyordum. Yani öyle değil, başka türlü görüyordum.
Anlatıcam:
Aslında kör olduğum
için acayip endişe duyuyor ama aynı zamanda görebildiğim için kendi kendime bu
durumun biraz abartılmış olduğunu söylüyordum. Kör olmanın yani…
Anlatamıyorum aslında çok tuhaftı.
Kör olmuştum; bir anda karanlık çökmüştü. Önce karanlıkla
birlikte kaygılı bir korku… hani kaygı mı korkuyu çağırıyor korku mu kaygıyı
bilemezsin ve ürperirsin tam olarak neye ürperdiğini bilmeden… öyle bişey. Bir
anda kör olduğum için ve çok uygunsuz bir yerde kör olduğum için ( sanki kör
olmak için uygun bir yer ve zaman varmış gibi) yerlere yuvarlanacağımı ve ve
uzun süre kalkamayacağımı filan düşünüyorum. Körlükle ilgili tek kaygım bu mu
gerçekten diye de kendime sormadan edemiyorum; rüyamda bile ne kadar sığım.
Sonra bir an nefes alıyorum ve kör olduğum halde gördüğümü
fark ediyorum yani aslında körlük görenlerin türettiği bir kavrammış; ve
körlüğe dair korku ve kaygı… ve pejoratif bir sürü başka şey…
yani aslında kör olanlar görüyorlarmış; görenlerin gördüğü gibi değil ama başka
türlü…dolayısıyla o başka bir yetiymiş ve insan sadece kör olduğunda bu yetiye
sahip oluyormuş ve hiç de korkulacak bişey yokmuş; başka bir dünyaymış ve o
dünyada görmek o kadar önemli değilmiş çünkü. rüyamda bunun ayırdına varıyorum
bir saniye içinde tuhaf bir aydınlanma yaşıyorum, heyecanlanıyorum,
hevesleniyorum ve neredeyse çok mutluyum… kendi kendime bu yeni durumuma
adaptasyonumun çok uzun sürmeyeceğini düşündürürken birden bütün ışıklar
yanıyor ve yeniden görür oluyorum. Şimdi de çok acayip bir hayal kırıklığı
yaşıyorum rahatlamayla birlikte… çünkü aslında alışık olduğum görme yetisiyle
alışık olmadığım görme yetisi arasında bir seçim yapacak olsam arafta
kalabileceğimi düşünüyorum. Rahatlıyorum ama… aması var işte. Dedim ya garip
bir hayalkırıklığı.
sevgiler
jane
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder