Saat 5 filandı.
“5 dakika önce” yazıyordu.
Henüz açmak için çok erkendi.
Ben de başlığı copy paste yaptım.
Aslı çıktı karşıma arama motorunda. Adam
söylüyordu.
Hayır daha önce duymamıştım.
Muhteşem bir tesadüf gibi geldi önce; gözlerim dolmuş bile
olabilir adım geçtiğinde ilk kez… oturduğum yerden aniden kalkıp pencere açtım.
Hava nasıl soğumuştu birden… olsun. Fazlasıyla mutluydum.
Bir anlığına… biraz daha
fazla belki.
Ses açıktı, pencere açıktı, gömleğimin düğmesi açıktı.
Sonra
birden çöktüğünü fark ettim ağırlığın, oturma ihtiyacı hissettim. Anlamam
gereken birşey vardı altında samimiyetle.
Samimiyetle söylüyorum yapamadım. Beynime kan gitmiyordu. Ne
saçma bir haldi anlatamam.
Kapattım.
Birkaç saat sonra tekrar açabildim. O zaman bambaşka bi’şey
duydum. Kadının sesi beni irrite etti. Berbattı, berbat, berbat. Kadının sesi
değildi berbat olan tabiki, ben berbat hissediyordum. Üstelik televizyon açık, Mecnun’la Yavuz şuh kahkahalar atıyorlar; iskender’le Erdal aynı yatakta… orada iki satır bişey var okumam, anlamam
gereken, yapamıyorum. Bunu yapmak için
bi’ kafalara gelmem lazım, gelemiyorum.
Sonra bıraktım.
Açtım camı, tırmandım ve attım kendimi aşağı… ohh sen sağ ben selamet.
Sonra yağmur başladı, amaaan bütün gece şimşekler çaktı,
uyudum uyandım…fenaydı anlayacağın. Fenaydı.
Şey gibiydi; paralel hattan yanlışlıkla iki kişinin senin
hakkında konuşmasına şahit olursun ya, bi’de yarım yamalak duyarsın,
korkudan hepsini dinlemeye cesaret edemezsin… Ona benzer bişey ama kesinlikle
aynı değil.
sevgiler
jane
jane
P.S.
Derisi yüzülmüş: Aşık öznenin kendisini yaralanabilir, en
hafif yaralara bile açık kılan, özel duyarlılığı.
“hemen incinen tözden bir küreyim” Derim yok (okşayışlara
var yalnız) Aşktan söz ederken Phaidros’un Sokrates’ine öykünerek -Derisi Yüzülmüş demek gerekir, Tüyleri
yolunmuş değil.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder