23 Ekim 2012 Salı

50. MEKTUP; FENA


Saat 5 filandı. 
“5 dakika önce” yazıyordu.
Henüz açmak için çok erkendi.
Ben de başlığı copy paste yaptım. 
Aslı çıktı karşıma arama motorunda. Adam söylüyordu.
Hayır daha önce duymamıştım.
Muhteşem bir tesadüf gibi geldi önce; gözlerim dolmuş bile olabilir adım geçtiğinde ilk kez… oturduğum yerden aniden kalkıp pencere açtım. Hava nasıl soğumuştu birden… olsun. Fazlasıyla mutluydum. 
Bir anlığına… biraz daha fazla belki. 
Ses açıktı, pencere açıktı, gömleğimin düğmesi açıktı. 
Sonra birden çöktüğünü fark ettim ağırlığın, oturma ihtiyacı hissettim. Anlamam gereken birşey vardı altında samimiyetle.
Samimiyetle söylüyorum yapamadım. Beynime kan gitmiyordu. Ne saçma bir haldi anlatamam.
Kapattım.

Birkaç saat sonra tekrar açabildim. O zaman bambaşka bi’şey duydum. Kadının sesi beni irrite etti. Berbattı, berbat, berbat. Kadının sesi değildi berbat olan tabiki, ben berbat hissediyordum. Üstelik televizyon açık, Mecnun’la Yavuz şuh kahkahalar atıyorlar; iskender’le Erdal aynı yatakta…  orada iki satır bişey var okumam, anlamam gereken, yapamıyorum.  Bunu yapmak için bi’ kafalara gelmem lazım, gelemiyorum.  
Sonra bıraktım.
Açtım camı, tırmandım ve attım kendimi aşağı… ohh  sen sağ ben selamet.
Sonra yağmur başladı, amaaan bütün gece şimşekler çaktı, uyudum uyandım…fenaydı anlayacağın. Fenaydı.
Şey gibiydi; paralel hattan yanlışlıkla iki kişinin senin hakkında konuşmasına şahit olursun ya, bi’de yarım yamalak duyarsın, korkudan hepsini dinlemeye cesaret edemezsin… Ona benzer bişey ama kesinlikle aynı değil.   

sevgiler
jane

P.S.
Derisi yüzülmüş: Aşık öznenin kendisini yaralanabilir, en hafif yaralara bile açık kılan, özel duyarlılığı.
“hemen incinen tözden bir küreyim” Derim yok (okşayışlara var yalnız) Aşktan söz ederken Phaidros’un Sokrates’ine öykünerek  -Derisi Yüzülmüş demek gerekir, Tüyleri yolunmuş değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder